Meiwa(Fortunella crassifolia): Bu kumkuat türünün de ana vatanı Japonya'dır. Meyveleri kısa ve yuvarlak bir yapıya sahiptir. Meyve genişliği 4 cm'dir. Meyve kabuğu portakal sarısı tonundadır. Ayrıca kabukları diğer türlere oranla oldukça kalındır. Meyvesi oldukça tatlı olup 7 adet çekirdeği bulunmaktadır. Çekirdekleri bulunmayan ya da az sayıda çekirdeğinin olduğu da gözlenmektedir. Çin'de yaygın olarak bu tür yetiştirilmektedir. Taze olarak tüketime en uygun kumkuat türüdür. 

Kumkuat ağacının meyveleri C vitamini açısından oldukça zengindir. Kumkuat kabuğu ile yendiği takdir de gribal açıdan oluşan enfeksiyonların önlenmesinde oldukça etkilidir. Sinir sisteminin düzenli bir biçim de çalışmasına da yardımcı olmaktadır. İçerisinde A, B1, B2, B3 ve Kalsiyum bulunan vitamin deposu bir bitki çeşididir.

Kumkuat Ağacı İle İlgili Püf Noktaları 

  • Çiçek açması ve filizlenmesi haziran ayında gerçekleşmektedir. O sürece kadar beslenmesi amacıyla takviye yapılm]]> Mor Salkım Ağacı https://www.agac.gen.tr/mor-salkim-agaci.html Mon, 17 Sep 2018 18:46:13 +0000 Mor Salkım Ağacı Latince Wisteria sinensis adıyla bilinmekte olup ülkemizde de Çin morsalkımı ismiyle anılmaktadır. Fabales ailesinden kapalı tohumlu bir ağaç olarak karşımıza çıkan bu tür 5 metreden daha uzun bir boya sahip Mor Salkım Ağacı Latince Wisteria sinensis adıyla bilinmekte olup ülkemizde de Çin morsalkımı ismiyle anılmaktadır. Fabales ailesinden kapalı tohumlu bir ağaç olarak karşımıza çıkan bu tür 5 metreden daha uzun bir boya sahip olabiliyor. Hızlı büyüyen bir bitki olarak çabuk gelişen ağacın beyaz ve açık morun çeşitli tonlarında çiçekleri bulunmaktadır. 

    Eski bahçelerin klasik sarmaşığı olarak akıllarda kalan ağacın sürgünlerinin uçlarında bulunan yaprak yapılarının duvarlara ve çitlere tutunmalarına olanak sağladığı görülmektedir. Çok uzun ömürlü olan bu ağaç iyi bakıldığı takdirde yıllarca bahçelerinizi süsleyebilmektedir. Sadece İlkbahar donlarına karşı dayanıksız olan bitki iyi cinste bahçe toprağı istemektedir. Güneşten ve sert rüzgarlardan da korunmayı isteyen bitkinin mor salkımlar halindeki çiçek vermeyen dallarını keserseniz bitkinin hava almasına olanak sağlayabilirsiniz.

    Baklagillerden bir sarmaşık olan Mor salkım ağacı'nın ana yurdu Çin'dir. Bunlar yapraklarını dökmekte olan sarılıcı ve odunsu bitkilerdir. Budanmadığı takdirde boyu 20-30 metreyi ulaşan bu türün 70 yıl kadar yaşaması mümkündür. Ancak ana gövdesi bu 70 yılda ölse bile dipte bulunan genç sürgünlerin yaşamaya devam etmesi mümkündür. Bu bakımdan budanarak yaşlı gövdeden yeni filizler ortaya çıkabilmektedir. 

    Mor Salkım Ağacı
    Salkımlar halinde çiçekleri bulunan bitkinin mavi-mor, beyaz ya da soluk pembe renkli çiçekler verdiği görülebilir. Türkiye'de beyaz renkli olanlarını görmek çok zor olsa da mor renkli olanlarını görebilmek mümkündür. Yılda iki kez çiçek açmakta olan ağacın çiçek açma zamanlarına bakacak olduğumuz zaman ilkinin Nisan ayı sonu Mayıs başı gibi açmaya başladığını ve Mayıs sonuna kadar da çiçeklerinin tamamen açıldığı görülür. İkinci kez ise Haziran ayının ortalarına doğru açmaya başlayıp yaz boyunca çiçek açmaya devam ettiği görülür. 

    Bahar mevsiminde açan çiçekleri ile yazın açan çiçekleri arasındaki farklara bakacak olduğumuz zaman baharda açan çiçeklerin daha açık renkli olduğu yazın açan çiçeklerin ise daha koyu renkte olduğu görülmektedir. Bahar mevsiminde Mor salkım ağacı yapraklanmadan çiçeklenirken yazın ise yaprakların çoktan ortaya çıktığı ve çiçeklenmenin daha sonra başladığı görülür. Bahar mevsiminde ağacın daha fazla çiçek açtığı görülürken yaz mevsiminde daha az çiçeğe sahiptir. Hoş ve güzel kokulu olan çiçekleri bahar mevsiminde daha büyük salkımlar halinde iken yaz mevsiminde daha küçük salkımlarla karşılaşılır.
    ]]>
    Tarçın Ağacı https://www.agac.gen.tr/tarcin-agaci.html Tue, 18 Sep 2018 07:48:03 +0000 Tarçın ağacı, defnegiller ailesinden olan, anavatanı Güney ile Güneydoğu Asya olan ve yaprak dökmeyen aromatik kokulu bir ağaç cinsi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kurutulmuş kabukları kullanılan ağacın kabuklarının dı Tarçın ağacı, defnegiller ailesinden olan, anavatanı Güney ile Güneydoğu Asya olan ve yaprak dökmeyen aromatik kokulu bir ağaç cinsi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kurutulmuş kabukları kullanılan ağacın kabuklarının dış kısmında mantar tabakası bulunmaktadır ve bu tabaka gri renklidir. Baharat olarak kullanılan ağacın dal ve gövde kabuklarının dış kısmı sıyrıldıktan sonra kalan iç kabuğu kurutulup öğütülerek toz haline getirilmektedir. Ayrıca bu kabukların iç içe konup rulo halinde sarılması ile de çubuk tarçın elde edilmektedir.

    Ülkemizde yetiştiriciliğini yapmak mümkün olmayan tarçın ağacının sadece tropik iklime sahip olan yerlerde yetiştirilebildiğini söyleyebiliriz. Jamaika, Madagaskar, Endonezya, Brezilya ve Malezya bu ağacın kültür bitkisi kapsamında yetiştirildiği yerlerdir. İki önemli türü olan ve kuvvetli bir kokuya sahip olan ağacın Çin tarçını ve Seylan tarçını verilen türleri bulunmaktadır.

    Çin tarçını Çin'in çeşitli bölgelerinde yetiştirilirken Seylan tarçını Sri Lanka, Hindistan ve Myanmar'da yetiştirilmektedir. Seylan tarçını daha fazla tercih edilen bir tür olmakla birlikte Çin tarçınının ağaç boyu genelde 10-12 metreye kadar ulaşabilmektedir. Ülkemizde botanik bahçelerinde yetiştirildiğini görebildiğini görebiliyor olsak da tarçın ağacının ülkemiz iklim koşullarında yetiştirilmesi mümkün değildir.

    Toprak konusunda seçici olmadığı görülen ağacın kabuk ve dallarının kullanılarak tarçın edilmesi ağaca herhangi bir zarar da vermemektedir. Ancak Çin tarçını ağaçları arasında derinden canlı dokuyu zedeleyecek şekilde işlem yapan kişiler sebebi ile hastalanıp ölen ağaçlar bulunabilmektedir. Seylan tarçını ağaçlarına baktığımız zaman ise böyle bir durumla karşılaşmıyoruz. Seylan tarçını ağaçlarının çok kısa olması sebebi ile ağaç 2,5 yaşında iken 50 cm yukarıdan kesilerek sürgün vermesi beklenmektedir. Bu sürgünler kullanıldığı için de ağaç zarar görmemektedir.

    Tarçın Ağacı
    Soğuktan, fazla sudan ve iklim değişikliklerinden kolaylıkla etkilenip ölebilen tarçın ağacı kendi kabuk yapısında bulunan antiseptikler sayesinde hastalıklara karşı oldukça dirençlidir. Pek çok rahatsızlığa karşı iyi gelen bir baharat olan tarçının elde edilmesinde kullanılan ağaç yemeklerde ve özellikle tatlılarda kullanılmaktadır. Ayrıca çay olarak tüketilmesi de söz konusudur.

    Tarçının insan sağlığına bulunduğu katkılara bakacak olduğumuz zaman tarçının mide ve bağırsak gazlarını söktürdüğünü ve sindirimi kolaylaştırdığını görebiliyoruz. Ayrıca hafif doku ve damar büzücü niteliğe sahip olduğu için diyareyi kesici ve peklik verici bir faydası da bulunmaktadır. İştah açıcı olan tarçın mide bulantıları ve kusma refleksini bastırmakta, kan dolaşımını geliştirip hızlandırmaktadır.
    ]]>
    Ağaç Kökü https://www.agac.gen.tr/agac-koku.html Tue, 18 Sep 2018 15:44:43 +0000 Ağaç kökü: Belirli bir bölgeden sürekli hırçın esen rüzgarlar, ağaç dallarının yere doğru eğilmesine sebep olur, yapı kısmının yumuşak olması sayesinde zaman geçmeden eski haline dönerler. Ancak, önemli g Ağaç kökü: Belirli bir bölgeden sürekli hırçın esen rüzgarlar, ağaç dallarının yere doğru eğilmesine sebep olur, yapı kısmının yumuşak olması sayesinde zaman geçmeden eski haline dönerler. Ancak, önemli görülmeyen bu olay ağaç köklerinin toprağa bağlanmasında zayıflamasına yol açar. Köklerin esnemesi, ağacın gıda emiliminin az olduğu hallerde de görülür.

    Yeşil ağaçlardan oluşan bir ormandaki kökler, gövdeden yaklaşık olarak iki metre uzak mesafeye kadar ilerlemiştir. Köklerde gıda maddelerini topraktan alan çeşitli emilim olaylarını gerçekleştiren hücreler vardır. Bunların bazıları da gıdaları depolamakla görevlidir. Yaşlı kökler yeterli miktarda gıda alamamaları durumunda sertleşmeye başlarlar. Aynı zamanda ağaç rüzgardan etkilendiği vakit dallarda ve gövdede su-gıda taşıyan borucuklar da kalınlaşarak odun lifleri meydana getirir.

    Aynı zamanda ağacın kökleri toprağın üzerine çıması durumunda büyük olasılıkla rüzgara arşı koruma mekanizmasını oluşturmuştur. Bir ağacın kök mekanizması beş bölümden oluşmaktadır. Bu kısımlar başlıca şunlardır; Dengeleyici kök, kazık kök, ufki iskelet kök, gelişen kök bitimi ve gıda emen kök uçları olarak beş kısımdan meydana gelmektedir. Ancak kimi zaman bazı topraklarda derine inemeyen köklerde yukarıya doğru çıkabilir. Bu köklere destek köklerde denilebilir. Toprağın altında bulunan köklerin deforme olması durumunda, dalların alt kısmından ve gövdesinden de kökler çıkmaya başlayabilir.

    Ağaç Kökü

    Ladin ve buna benzeyen ağaçlar, toprağın alt kısmında bulunan gıda bakımından bol humuslu topraklara kök bırakarak gıda emilimi yapmaktadır. Fakat toprağın üst kısmında bulunan humus miktarı yetersiz hale gelince ağaç hemen en derinlere kök bırakmaya başlar. boyuna büyüyen otlarında, gıda açısından fakir topraklarda, gövdelerine oranla çok uzun kökleri bulunur. Örneğin kış çavdarının köklerinin toplamı verimi olmayan topraklarda ortalama on beş kilometreyi bulur. Bu konuda yapılan araştırmalarda bir santim kökün, on beş kiloluk basınç oluştuğu saptanmıştır. Allah'ın verdiği kudretle bitkiler, en sert zemini bile delebilirler. Bu konuda en mühim nokta elbette kök uçlarında salınan asitlerinde payı bulunmaktadır.

    Bitkilerin kökleri bir su deposuna benzer. Kökler aracıyla gövdeye alınan su, çeşitli işlerde görev yaptıktan sonra yapraklardan buharlaşma yoluyla bitkiden ayrılır. Yaprakları geniş olan ağaçlar, iğne yapraklara oranla daha fazla su tükettikleri için, daha uzun köklere sahiptirler. Ortalama olarak üst kısımlarda bulunan yapraklara sahip kayın ağacı, ortalama olarak bir günde yetmiş litre suyu buharlaştırır. Sıcaklıkların zamanla artmasıyla bu miktar 400 litreye kadar çıkabilir. Bu durum çam ağacı için geçerli değildir. Çam ağaçları onda biri kadar kullanabilir. Köklerin uç kısımlarında bulunan yapı olarak hayli ince olan tüyler bulunmaktadır. Bu tüylerin görevi topraktan suyun emilimini sağlamaktır. Bu tüylerin yapısı o kadar incedir ki milyonlarca olduğu halde ancak mikroskopla bakılması durumunda görülebilir. Diğer bir görevleri de kök ucunun ilerlemesini sağlayan asitlerin üretilmesini sağlar. Aynı zamanda topraktan alınan minerallerin çözülmesini ve hücre içine alınmasını sağlar.

    Bugünkü edindiğimiz verilere göre, her türlü madde giriş çıkışı hücre zarları aracılığıyla yapılmaktadır. Hem hücre içine yayılmış olan hem hücreyi saran esas iş yapan kısımlardır. Zarın bir kısmı yağdan oluştuğu için, yağda çözünen maddeler kolaylıkla hücrenin içerisine alınabilmektedir. Su ve suda çözünen maddeler için başka bir yola da ihtiyaç duyulmaktadır. Zarlar seçici geçirgen bir yapı taşıdıklarından farklı büyüklükteki gözenekleriyle uyumlu maddelerin hücre içine alınma imkanı sağlar.

    Kimi bitkilerin kökleri mykorrhiza denilen mantarsı bir tabaka ile sarılmıştır. Bu mantarların ince kısımları kökleri sararak  sert yumrular oluşmasını sağlar. Mantar ağaçtan karbonhidratlı besinler alırken, karşılığında humus kısmından aldığı azotu, f]]> Mersin Ağacı https://www.agac.gen.tr/mersin-agaci.html Wed, 19 Sep 2018 14:00:52 +0000 Mersin Ağacı, Anavatanı Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda olan, kış mevsiminde yapraklarını dökmeyen ve 2-5 metreye kadar büyüyebilen ağaçlardır. Yabani ya da Adi mersin adı verilen türü, Akdeniz Bölgesi”nin bitkisi ol Mersin Ağacı, Anavatanı Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda olan, kış mevsiminde yapraklarını dökmeyen ve 2-5 metreye kadar büyüyebilen ağaçlardır. Yabani ya da Adi mersin adı verilen türü, Akdeniz Bölgesi”nin bitkisi olup Batı ve Güney kıyı şeridimizde bulunan güneşli ve kurak alanlardaki makiler arasında bol bol yetişiyor. Üst tarafında pek çok saydam nokta bulunan yaprakları sert, kenarları düz ve küçük, üzeri koyu yeşil, altı ise daha açık yeşil ve tam ortası boydan boya çizgilerden oluşur. Mersinin yaz ortasından sonbahara kadar açan altın renkli beyaz çiçekleri ve yuvarlak kesitli, kırmızımsı renkte dallara sahiptir. Bitkinin ikinci yılında dalları bej rengine dönüp odunlaşır. Başlangıçta etli ve beyaz renk olan meyveleri, olgunlaştıkça koyu mavi ve siyah rengine döner. Mersin bitkisinin dal, yaprak, çiçek ve meyveleri hoş kokuludur. Bitki  döktüğü tohumlarla kendiliğinden çoğalır.


Mersin Ağacı
Mersin ağacının yaprak ve çiçekli dallarında reçine, acı birtakım maddeler ile uçucu yağlar; meyvelerinde ise yüksek miktarda A vitamini, tanen, şeker ve asitler bulunmaktadır. Tatlı ve hoş kokulu olan meyveleri yenebilir. Körpe yaprakları ise, defne gibi, et yemeklerine çeşni olarak kullanılır.

Tıbbi Etkileri ve Kullanımına gelince:
  • Peklik verici ve özellikle çocuklarda diyareyi keser.
  • İştah açıcı özelliği vardır.
  • İdrar yolları enfeksiyonlarında antiseptik etkiye sahiptir.
  • Doku ve damar büzücü özelliği sebebiyle kanı dindirici etkileri vardır.
  • Ayrıca A vitamini yönünden zengin olan mersin meyvesinden şurup yapılarak içilmesinin, görme yeteneğini artırdığı ileri sürülmektedir.
Sayılan bu etkilerinden yararlanmak amacıyla, bitkinin yaprakları her mevsimde toplanıp gölgelik ve havadar bir yerde kurutulur, 1 tatlı kaşığı kurumuş mersin yaprağı üzerine 4 bardak kaynamış su eklenip 10-15 dakika demlendirip hazırlanan ilaç, günde iki kez birer bardak içilir.
]]> Sedir Ağacı Yağı https://www.agac.gen.tr/sedir-agaci-yagi.html Thu, 20 Sep 2018 08:07:56 +0000 Sedir ağacı yağı,  iğneli yapraklı ağaç  türlerindendir. Çamgiller familyasındandır. Sedir ağacından elde edilen yağlar genellikle kozmetik ürünlerinde kullanılır. Kuranı kerimde de adı geçen ağacının t Sedir ağacı yağı,  iğneli yapraklı ağaç  türlerindendir. Çamgiller familyasındandır. Sedir ağacından elde edilen yağlar genellikle kozmetik ürünlerinde kullanılır. Kuranı kerimde de adı geçen ağacının tarihi çok eskiye dayanır. Temizleyici özelliği kuvvetli olan sedir ağacının yaprakları kaynatılarak banyo sularına katılabilir. Sedir ağacı yağıyla yara-bere temizlenir. Günümüz piyasasında bir çok şifalı bitki sitelerinde satışı yapılan yağ, odunsu bir kokuya sahiptir. Haricen kullanıldığı gibi meyve sularına 1 çay kaşığı miktarında katılıp içilebilir.

Sedir ağacı yağının faydaları:

Sedir yağının içeriğinde bulunan zengin vitaminler  ve fosfor sayesinde  cilt üzerinde olumlu etkileri vardır. Cildi uyarır, canlandırır. Deride bulunan kırmızı kabarcıklar ve kepekler için tedavi edicidir.  Dikkat dağınıklığına, strese iyi gelir. Bu sebeple sinir sistemini rahatlatıcı ve dolaşımı uyarıcı etkileri vardır. Korkuları, takıntıları, moral bozukluklarını, üzüntüleri giderebilir. Romatizma ve kireçlenme rahatsızlıklarında kullanılabilir. Kadınlarda sistit, vajina enfeksiyonları ve akıntılarda olumlu etkileri mevcuttur.  

Aromaterapide; saç kepeklerine, ince saçlara, akne, sivilce, egzama, yağlı ciltlere tedavi olarak kullanılır. Kepek oluşumunu engeller. İnce telli saçların canlanmasını güçlenmesini  sağlar.

Sedir Ağacı Yağı

Sedir ağacı yağının kullanımı:

Harici olarak masaj, friksiyon,  kompres yöntemleriyle kullanılır. Dahili olarak suya veya meyve sularına çok az miktarda katılarak içilir. Kullanılacak olan sedir yağının tahriş edici özelliğinden dolayı,  başka yağlar ile seyreltilmesi  gerekir. Kas ve sinir sistemi için  kullanıldığında uygun masaj teknikleri uygulanır.  Kompres yöntemi  için, bir beze  daha önce diğer yağlarla harmanlanan sedir yağı damlatılarak istenilen bölgeye konur.  Banyo yöntemi için, ılık su dolu küvete 10 damla damlatılıp karıştırılır. Suyun içerisinde 10 dk. durulur.

Satın alınan sedir ağacı yağının cam şişede ve güneş görmeyen yerde muhafaza edilmesi lazımdır.  Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise; Uygulama sırasında diğer aromaterapi yağlarında olduğu gibi gözle teması engellenmelidir.

]]>
Taflan Ağacı https://www.agac.gen.tr/taflan-agaci.html Thu, 20 Sep 2018 22:15:34 +0000 Taflan ağacı, Diğer bir adı karayemiş olan taflan ağacı Karadeniz bölgesinde yaygın olarak yetiştirilen bir süs bitkisidir. Ana yurdu Anadoludur. Karadeniz'in doğu kısımlarında, Kafkaslarda, Toroslarda, Kuz